Hande Özen

Martılar Ve Peynir Helvası

Hande Özen

İstanbul’da, soğuk ama güzelliğiyle bir o kadar da insanın içini ısıtan nefis bir kış sabahı… Herkeste bir telaş, bir koşuşturmaca… Kimileri işe yetişmenin telaşında, kimileri okula… Ama herkes sabahın tazeliği gibi taptaze…

erkes evden çıkarken özen göstermiş kendine. Saçlar taranmış, parfümler sürülmüş, ütülü kıyafetler giyilmiş…

Liseli bir kız, en güzel tokasını takmış evden çıkarken… İşe giden bayan, parfümünü sürmeyi ihmal etmemiş… Her halinden belli, eski İstanbul beyefendisi bir amca, yine kravatını eksik etmemiş takım elbisesinin içine…

Peki ya Kız Kulesi? Her zamanki gibi almış arkasına Topkapı Sarayı’nı, karşıdan Mihrimah Sultan Camii’ne “Günaydın” derken, Galata Kulesi’ne tatlı bir tebessüm ediyor…

Sonra hafiften dalgalar, boğazın masmavi sularında bir hareketlenme yaratarak, “İstanbul Boğazı’ndan da masmavi bir günaydın!” diyor…

Ve, sıra martılara geliyor! Martıların boğaz semalarında süzülerek uçuşlarına her zaman hayran kalmışımdır. Geçen sabah motorla Üsküdar’dan Beşiktaş’a geçerken, atılan simit parçalarını daha suya düşmeden havada yakalayan martılar, beni bir kez daha hayran bıraktılar kendilerine… Kim bilir belki onlar için havada kapıştıkları simitin anlamı, bir revaninin, bir şekerparenin ya da bir peynir helvasının, kısacası bir tatlının benim için ifade ettiği anlamla eşdeğerdi o an.

İşte, geçen gün martılar ve onların simit sefası eşliğinde, Üsküdar’dan motorla Beşiktaş’a geçtikten sonra, her zaman gördüğüm ama ta ki o güne kadar hiç girip bir şey almadığım, dondurma ve tatlıların olduğu o küçük dükkan gözüme takıldı! Daha doğrusu o gün asıl gözüme takılan, camdaki, “Peynir Helvası gelmiştir” yazısı oldu. “Acaba Edirne’de yediğim, meşhur Peynir Helvası’nın tadını bulabilir miyim?” diye düşünürken, düşünme aşamasını çabuk geçip, girip almaya karar verdim. İyi ki de almışım, çünkü her ne kadar yiyene kadar kafamda soru işaretleri olsa da, eve gelip yedikten sonra ne kadar yerinde ve doğru bir tercih yaptığımı anladım; tatlı mükemmeldi.

Her ne kadar “Peynir Helvası” adı altında çeşitli yerlerde satılan tatlılar olsa da, hepsi tam anlamıyla hakkını veremiyor; sadece isimden ibaret oluyorlar.. Fakat buradan aldığım “Peynir Helvası” gerçekten, isminin hakkını veren, Edirne’de yediğimle aynı tatta olan peynir helvasıydı. Çok beğendim…

Bu dükkanda, aynı zamanda “ekmek kadayıfı” ve “dondurma” çeşitleri de mevcut. Dondurması da gerçekten çok lezzetli, ben sade çeşidinden aldım, tavsiye ederim…Fakat ekmek kadayıfını herkese tavsiye edemem; onun da nedeni şu: eğer benim gibi şerbetli tatlı sevenlerdenseniz, mutlaka tatmanızı tavsiye ederim, “kaçırmayın” derim. Fakat tatlı tercihleriniz şerbetli tatlılar değil de, daha hafif, mesela sütlü tatlılar yönünde ise, bu ekmek kadayıfı ağır gelebilir; ama gerçekten lezzetli mi lezzetli!

Şimdi geleyim bu bahsettiğim nefis tatların satıldığı yerin neresi olduğuna: bu dükkan, belki de birçoğunuzun her gün önünden geçtiği bir yerdir. Burası, Beşiktaş’ta Barbaros Bulvarı’na çıkarken,“Beşiktaş Meydan Otobüs Durağı”nın hemen arkasındaki “İtalyan Tipi Roma Dondurması” adlı kendi küçük ama sattığı tatlarla büyük bir dükkan!

Evet, martılardan ve onların simit sefasından başlayıp, peynir helvasına kadar işte böyle geldik… İşte bu yüzden yazımın başlığını “Martılar Ve Peynir Helvası” koydum…

Martılar kadar zarif, İstanbul kadar güzel, peynir helvası kadar tatlı günler dileklerimle, Tatlı gülüşlerle, Tatlı sohbetlerin başlayacağı, Tatlı sofralarınız olsun…


 


Yazarımızın diğer yazıları için lütfen tıklayın

XING ağınızla paylaşın

Anketler

Devlet bankalarının ve Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?

Evet, taşınmalı
Hayır, taşınmamalı
Çok önemli görmüyorum

Sonuçlara bak
Diğer Anketler

İstanbul tarihi ve yaşam kültürü ile farklı medeniyetlerin beşiği olmuş ve bu tarih hafızasındaki yerinde, değiş devamı