Zafer Karaosmanoğlu

Hiç Bir Güzel Senin Kadar Sevilmedi...

Zafer Karaosmanoğlu

Ne aşklar yaşandı sende yine ne aşklar son buldu ama hiçbir güzel senin kadar sevdiremedi kendini hiçbir sevgili unutturamadı seni çünkü sen benim ilk ve son aşkımsın..!

Ne kadar güzel cümlelerle anlatmış şair İstanbul’a olan aşkını evet İstanbul’u bilenler İstanbul’un dünyanın en güzel şehri olduğunu da bilirler. Tabii ki tarihiyle coğrafik konumu ve doğasıyla güzel olan dünyada birçok şehir vardır. Ama tarihin,coğrafyanın ve tabiatın İstanbul’da ki kadar güzel bir terkiple bir araya geldiği bir başka şehir düşünülemez.

Elbette İstanbul’un güzelliğinde yazarların,şairlerin ve seyyahların payı inkar edilemez.Hakkında sayısız şiirler yazılan ender şehirlerden birisidir İstanbul.

Bu kadar şaire,yazara ve seyyaha ilham kaynağı olan tabii ki İstanbul’un bu göz kamaştıran güzelliğidir.

Bu şehr-i sitanbul ki bir misl-ü bahadır.
Bir seng-ine yekpare acem mülkü fedadır. Diyen

Büyük divan şairi Nedime bir taşına acem mülkü fedadır dedirten bu güzelliktir.

İstanbul’u feth eden yeniçeriye gazel yazan Yahya Kemal ‘ Sade bir semtini sevmek bile bir ömre bedeldir.’ sözleriyle semt semt , sokak sokak İstanbul’un bu eşsiz güzelliğini nakşetmiştir.

Necip Fazıl Canım İstanbul şiirinde ‘ruhumu eritip kalıpta dondurmuşlar, onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.’ Mısrasıyla İstanbul’a olan aşkını anlatırken Orhan Veli İstanbul’u gözleri kapalı dinlemiş sadece duyduklarını hissettiklerini kaleme alarak İstanbul sevgisini dile getirmiştir.

İnsan bir kere sevmeye görsün anladım
Nereye gidersen git,orada İstanbul.

Diyen Ümit Yaşar Oğuzcan da

‘ Minarelerle müzeyyen sevimli bir belde ’ mısrasının sahibi F. Nafiz Çamlıbel gibi İstanbul’u yüksek bir medeniyet manevi zenginlik ve güzellik mekanı olarak vasıflandırmaktadır.

Ziya Osman Saba ‘ Öpüp başıma koymak istediğim şehir ’ mısrasıyla aynı duygu ve düşünceleri taşımaktadır.

(Cumhuriyet döneminde başkent Ankara olunca birçok yazar yüzünü oraya çevirmiş yine de bu durum İstanbul’u gözden düşürmemiştir. Çünkü sanatçıya bu kadar hitap eden dünyada başka bir şehir düşünülemez.


Hakikatten ‘Ana gibi yar olmaz , İstanbul gibi diyar ’ sözü gerçektir. Nereye gidersek gidelim ne zaman bu yoğunluktan bu stresten uzaklaşmak istesekte isteyelim dönüşümüz hasretle özlemle yine ona oluyor. Her gittiğimiz şehrin en güzel yeri İstanbul’a dönüşü oluyor. Bu duygu her İstanbul aşığı için böyledir. Sanki bir tılsım bizi İstanbul’a çekmektedir. Boğazdan her geçtiğinde insanın aşkının tazelendiği sanki yıllardır göremediği sevdiğini görmüşçesine hasretle bir daha bir daha bakarak doyamadığı bir manzara heralde dünyada yok denecek kadar azdır. Bu kadar edipe konu olup ilham veren de bu güzelliklerdir.

Dünya tek devlet olsa başkenti eminim İstanbul olurdu. Diyen yabancı yazara da bu iddialı sözü söyleten tabii ki de İstanbul’un tartışmazsız ve eşsiz güzelliğidir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Her şeyden önce tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra en önemli özelliği İstanbul’un bir kültür şehri olmasıdır. Kültür başkenti sözünün bu kadar yakıştığı bir şehir düşünülemez bile.

Sonuç olarak İstanbul’un güzelliğini ve önemini idrak eden bizler İstanbul sevdalısı sorumluluğuyla bizlere emanet bırakılan bu güzelim şehrimizi bizler de aynı güzelliklerle pırıl pırıl yaşanacak bir şehir olarak çocuklarımıza gelecek nesillere emanet etmeliyiz.
 


Yazarımızın diğer yazıları için lütfen tıklayın

XING ağınızla paylaşın

Anketler

Devlet bankalarının ve Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?

Evet, taşınmalı
Hayır, taşınmamalı
Çok önemli görmüyorum

Sonuçlara bak
Diğer Anketler

İstanbul tarihi ve yaşam kültürü ile farklı medeniyetlerin beşiği olmuş ve bu tarih hafızasındaki yerinde, değiş devamı