YAZARLARIMIZ

Mehtap Deniz
Mehtap Deniz

Şiir Tadında

İstanbul İstanbul olalı görmüş müdür böyle müdür?

Ne müdürü? Hiçç… Müdür işte… Toplu taşıma araçlarına insan istifleme müdürü, Kazı kazma müdürü, Kaldırım taşlarını dizme müdürü, Yap-boz müdürü vesselam! Gökdelen dikme müdürü de var mıdır işte onu bilemiyorum; “görmedim-duymadım-söylemiyorum” m...

İstanbul Kazan Biz Kepçe

İstanbul kazan biz kepçe Dalıp çıkarız  kendimizce  Tarih kokan duraklar  Anlatır her şeyi sessizce… (…) - Bir Erenköy uzatır mısınız lütfen!  “Erenköy“… Adı, bir romandan bir şiir ya da bir öyküden kalmıştır zihninizin ta ...

Anneme Mektup

 " Bazen çocuk kalmak istersin. Zaman çocuklukta dursun ve hep bir şekilde korunulup kollandığını, bir gözün sürekli üzerinde olduğunu bilmenin verdiği rahatlıkla korkusuzca hayatı keşfetmek istersin... Başarırsın ve arkandaki koruyucu güce ihtiyacın olmadığı düşüncesine kapı...

Sosyal Medya ve İstanbul Semtleri

Daha önce “Görünen köy kılavuz istemez!” başlıklı bir yazı metni ile sosyal medya ve faaliyetlerine değinmiş, internetin doğru kullanımı halinde ne denli verimli olabileceğini dile getirmeye çalışmıştım. Ağ bu ya, buradaki yazılarımın vara vara bir “Face görmüş kö...

İstanbul Üşüdü Ben Üşüdüm!

"Sakla samanı gelir zamanı" Yıl 2007… Soğuk bir kış akşamı beklenmedik bir olay karşısında hepten dona kalmış, günlerce etkisinden kurtulamayıp, çareyi yazmakta bulduğum o zaman dilimini bakınız nasıl dile getirmişim: “Dondurucu bir kış akşamıydı seni i...

İstanbul'dan Van'a Doğru...

Yıllardır ülkemizi saran atmosfere adeta bir karakış gibi çöken karabulutların üzerine bir de doğal afetler ve fırsatçıların dil yaraları da eklenince, “İnsanlık da mı elden gidiyor?”diye kaygılanmamak mümkün mü? Hele ki bahse konu kitle iletişim araçları ise, bu,...

İstanbul'da Hüsn-ü Hazan

Elveda Çamlık Parkı, elveda selvi boylu çamlar, uçan kuşlar, pörtü böcekler, elveda… Elveda rengarenk çiçekler, Gözyaşlarını içine akıtan minik dere, elveda… Pamuk Prenses’in minik köprüsü, Cüce kurbağalar, elveda… Dönme ...

Bir Kap SU

Son zamanlarda “Lütfen kapınızın önüne bir kap SU koyun!” uyarısını sıkça duyar olduk. Kuşkusuz duyarlı bir milletiz; fakat bu durum öyle bir hal aldı ki, duruma ciddiyetle sarılanlar dışında kalan ve sırf bir “ben duyarlıyım” izlenimi yaratma &ccedi...

Paşa Gönlüm İstanbul'da

Başımla baş başa Gönlümle gönül gönüle Yüreğim pır pır uçar Bir kuşun kanadı hafifliğinde... Gönlüm dedi: “ Ver elini...” Başım dedi “Hay hay…” Hafiften eğilerek. Başımla gönlümü yüreğime sığdıramamanın sevinciyle, sabırsızlanıyordu ayak taba...

Siz hiç iki Ayşe arasında oturdunuz mu?

Ben oturdum! Zorluğunu da  kolaylığını da.iyi  bilenlerdenim. Çok da severim  bu Ayşeleri, birlikte sek sek  oynaya oynaya büyümüşüz  gibi. “Ayşem ayşem   gül ayşem  güldür ayşem Ayşem ayşem  yolun ecelimdir ayşem “ Hatta hazır oturmuşken...

Bir Başkadır Bizim Şu Semtin Sakinleri

Henüz kimsecikler uyanmamışken en seçkinlerinden dizi dizi haberler sergilenir, her sabah… Kimine göre: “Oh ne güzel…” Kimine göre de sıradanlaşmıştır: “Ne gerek var ki?” Sıkıysa okuma! Cemşit pilavı gibi pişirip pişirip ana sofran...

Seyr-i İstanbul'a hazır mısınız?

İstanbul’un 558’nci yıl dönümü kutlamaları nedeniyle Sapphire ‘de düzenlenen paraşüt atlayışlarını yakından izleyememiş olsam bile - daha evvel tadına varmış olduğum - o muhteşem görüntü bir film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp geçti… Açılışıyla da günde...

Görünen köy kılavuz istemez!

21’ci yüzyılın en büyük buluşu olan ‘internet’ sayesinde - tüm dünyada - neler olup bittiğini görmek, izlemek, yorumlamak ve paylaşmak o kadar kolaylaştı ki… İş dünyasının bir vazgeçilmezi haline gelen internet kullanımı; sosyal yönüyle de ön plana çıktı &cced...

Ana gibi YAR, İstanbul gibi DİYAR olmaz!

O bir kültür anası; o güzeller güzeli bir sevgili; o bu yurdun incisi; o bir kara, o bir deniz, o ipekten bir yol örgüsü tüm diyarlara… Sekseni aşmış sultanların biricik ANA SULTANI… O bir ana; o bir baba; o bir oğul; o bir umut; o bir can simidi yarınlara… Anaların anası İS...

Vira Bismillah

 İstanbul Semtlerine besmelesiz demir atmak olur mu? Olmaz tabii ki… Biz, demiri sağlam atalım da gerisini Allah’a, sonra da semtin sakinlerine bırakalım değil mi ama? Hatta “yanına bir de MAŞALLAH eklemek gerekir” dersem, martıları kendime güldürmemiş olurum inşalla...